lego cabala bnei baruch mexico kabbalah

sevgili(m) hayat

seçemiyorduk sana gelip gelmemeyi; tıpkı anne-babamızın kim olacağını-bize hangi ırsi hastalıkları, psikolojik marazları, mizaç hususiyetlerini genleri vasıtasıyla geçireceklerini- seçemediğimiz gibi..

bazen planlanarak, kah yıllarca verilen uğraşlar sonucu, kahi de hoş veyahut da nahoş bir kaza sonucu geliyorduk sana. nasıl gelirsek gelelim, sorulmuyordu bize işte-seninle hemhal olmayı isteyip istemediğimiz. aynı bizim de mevcut ya da müstakbel çocuklarımıza sormadığımız-sormayacağımız gibi…

eline bir kere almayagör, hiç bitmeyen bir enerji ilen yoğurmaya başlıyordun bizi; hamur gibi değil ama, zira hamurdan pek kötü-tatsız sonuç çıktığı görülmemişti… hele de yumurtası ve yağı bol olan hamurdan.
koskoca değirmen taşlarının arasında sıkıştırıp öğüte öğüte bitiriyordun bizi zaman içinde hem.

sana tonlarca sıfat-sıfat tamlaması-isim tamlaması yakıştırdık, biz oyuncakların. güzelsin dedik; şiirler yazdık-şarkılar besteledik-filmler çektik hayat güzel deyu deyu. çiçek böcek kattık duygularımıza.

acımasız dedik sana, kötü dedik. en iyi öğretmen dedik; daha derin düşünebilenlerimiz ise kesin-kesif yakıştırmalar yapmadı senin için-tuhaf dedi, seni vapurlara- vapurları sana benzetti falan. seni çözdüğünü düşünenler çabuk çözüldü sen tarafından-sana daha ihtiyatlı yaklaşanın birazcık daha uzun oldu zamanı onlara nazaran…

kimileri oldu seni çok kaale almadılar ,sana “üstü kalsın” diyen oldu-onu diyen çok menkul bir kişiydi- , yoruculuğundan dem vuran da çok oldu. çok söz söylediler senin üzerine..

kimileri fırlatıp attı seni, dönüp ardına bakmadan. kimi trenin altına atıp öldürdü seni; kimi yüksekçe yerlerden aşağı bırakarak…
ilaç içirip karaciğerini iflas ettirdi kimi, kimi kana buladı seni. ben ve içine dahil olduğum büyükçe bir çoğunluk ise seni yaşayarak tüketip bitirmeyi seçtik.

hayat, seni mi büyüksün-ben mi? kim kimi tüketiyor, gör bak!

Yazar: Nihan

Bir Yorum Yazın