56305

rüya gene..

geçen gecelerden birinde rüyamda kendimizi süper lüküs bir apartmana taşınmışızken gördüm.

apartmanın giriş katı patiseri gibini bir şey. yani, böyle ev yapımı gibi ekmekler, çörekler, börekler, pastalar var, klasik pastane gibin değil. bir adet uzun saçlı ukala işletmecisi ve daha insancıl tezgahtarı var patiseri’nin.

biz zeminin üstünde ev tutmuşuz. kocam, kedilerim ve ben.

hamsi’yi (kedilerimden büyük olanı) yanıma alıp apartmanın arkasında bulunan dağ-tepe-arazi’ye gezmeye götürüyorum. tasma vs yok, gel diyorum, yanımda kuzu kuzu yürüyor.

dağlara tepelere tırmanıyor, akan dereden su içiyor, ben bir köşede oturup dinleniyorum. bu şeye benziyor bak:

“bayburt’ta ikinci oturduğum ev şehir dışındaydı. arka tarafı dağ-tepe-arazi.. eskiden kalma kedi tasmasını Hamsi’ye takıp onu gezmeye çıkarırdım. termos bardağıma soğuk bira doldurur, sigaramla kitabımı yanıma alırdım. hamsi dağ tepe gezerdi, ben biramı içip kitabımı okurdum.

sonra tasmayı çıkarıp kucağıma alır kedimi, apartmana girer, asansöre biner, en üst kattaki  evime giderdim.”

buna benziyor işte.

buna benziyodu. güzel, ferah bir rüyaydı.

evde oturmaktan sıkılan kedimin de, aynı yatakta uyuyoruz madem, aynı rüyayı paylaşmış olmasıydı benimle, tek arzum. 🙂

Yazar: Nihan

Bir Yorum Yazın